Kendi meşrebinde hem blog, hem Türkçe dökümantasyon

Etiketler

27 Aralık 2008 Cumartesi

"7D8 Demoscene Party" Raporu


Buluşma mekanı Erenköy Starbucks...


Dolmuş bekliyoruz caddede...

Geçen hafta bu saatlerde, sevgili grup arkadaşım Gnostic/Bronx'la beraber, şakır şakır yağan yağmur altında, Erenköy'den Mecidiyeköy'e gitmeye çalışıyorduk. Hatta dolmuştan inmiş, E5 üzerinde taksi aramaya başlamış bile olabiliriz. Anadolu-Avrupa istikametinde, genelde, Mecidiyeköy'den önce "Levent Sapağı" diye tarif edilen yerde iner, hemen orada bekleyen taksiye atlardım. Yağmur faktörünü de düşünmüş ama en azından "bir taksi buluruz yahuu" demiştim içimden.


Levent Sapağı'ndayız. Ne taksi var ne bişi? Gnostic MFK'yı arıyor...

Biraz debelendikten sonra atladık taksiye, "Boğaziçi Üniversitesi, Kuzey Kampüsü'ne" dedik soföre. 5-10 dakika içinde parti mekanına vardık. Her zaman parti mekanına ilk varanlardan olmayı severim. ( Tabi bu Türkiye'de ki partiler için geçerli ! )

İçeri giriyoruz, önceki 7D'lere göre daha atraksiyonlu, daha kalabalık gibi hissediyorum. Klasik olarak insanlar yerleşme telaşı içinde. Masa seçmek vs vs... Kafamıza göre bir yer seçip çantalarımızı bırakıyoruz. Hemen gözümüze o muhteşem SX-64 reklamı çarpıyor!





Bence en iyi uyum bu resimde sağlandı!... İlk olarak parti organizatörleriyle karşılaştım. Yine keza, BÜ'den geçen seneki partininde aynı yerde düzenlenmesine ön ayak olan sevgili Şükrü'yü gördüm. Başta söylediğim gibi, içimden bir ses, bu yılki partinin ciddi kalabalık olacağını söylüyordu. Sevgili Spritus/Resident ve ağabeyini gördüm. Aegis ile Joker ön sıralardan yer kapmış, C64'ü kurmuş oyun oynuyordu. Bizim Eugene/Bronx geldi. Giymiş tshirt'ünü gazlı gazlı!!! Gnostic hemen "abi benim neden tshirt'üm yok?" dedi. Tabi bu tshirt olayı sanırım 7D7 için hazırladığımız bişeydi. "Hallederiz kardeşim" dedim (:
Gnos, gel seni donut'a boğim! Çatlayana kadar yeeeeeeeeeeee!
Şanssız kardeşim benim... Partinin yapıldığı Kuzey Kampüsü'nde Dunkin Donut var ama kapalı ): Kantin açık en azından. Gidip bişiler atıştırıyoruz... Bir bakıyoruz ki duvarda şöyle bir poster :



Sanırım "Bronx" adında bir gece klübü var... Nasıl yani? Commodore64 logosu var... Bronx'un ve Commdore64'ün birlikte olduğu ve bizim haberimiz olmayan bişi... Süper güldük buna...

Nightlord/Glance'in çok defa bahsettiği hatta "bi raster çeker timing hatasız, süper olur" dediği arkadaşla nihayet tanışma fırsatı bulduk : Norvax/Glance. Sıcacık simitler almış, hepimiz yedik afiyetle... Seminerler başlamak üzre. Bager'i görüyorum, yanında bir arkadaşla beraber "İşlemsel Grafik" ile ilgili bir seminer/sunum yapacaklar. Soruyorum, "Abi senin adın bagermi? baaagermi?" diye... Kafana göre! diyor. Ok diyorum (:

Bakkada dışında neredeyse tüm Demodojo ekibini görüyorum. Selamlaşıyoruz. Organizatörlerin tshirt'leri geliyor. Streç tadında, aynen Cem Yılmaz'ın gösterisinde tarif ettiği gibi ( ilk gösterilerinde ... ) Uzay Yolu modeli yapmışlar. Yarı süper kahraman yarı kaptan körk durumu. Skate'i Datura'yı ve Endo'yu görüyorum...


İşte süper kahraman Hydrogen... Göreve hazır...

Mfk/Bronx geliyor. Yüklenmiş malları. Macbook, GP2X'ler, Pandora vs... Heyecanla masaya yerleşiliyor. Gnostic hemen Pandora üzerinde Amiga Emülatörü çalıştırıp bizim ilk demoyu test ediyor "What a Rush!"



MSN üzerinden bir kaç konuştuğum, kendisini eski Destinantion BBS'den Murti sandığım Murti ile karşılaşınca biraz dumur oluyorum. Meğerse bu genç bir arkadaşmış, sadece nick benzerliği... Neyseki partinin 2.günü Yarrix ve Murti geliyor ve onlara da anlatıyorum bu komik durumu...

Seminerler başlıyor. CGTR ( yani commodore.gen.tr ) üyeleri geliyor. Bu sene çok sağlam ve kalabalık bir kadro ile destekliyolar partiyi. LW3D/Bronx ( cgtr kurucusu ) ile diğer Bronx üyelerini tanıştırıyorum. Süper ilginç donanımlar geliyor. Sevgili Özkano yine çoşmuş, ne var ne yok getirmiş aklımızı almak için. Minimig, Floppy Emülator, ide bağlantılı Amstrad, hiç görmediğimiz türden oyun konsolları, Spectrum'lar filan dolmuş taşmış...

Ref/Crescent ile tshirt'lerimizi tokuşturuyoruz. Onda Breakpoint2008 bende de 2005 tshirt'ü var... LW3D beni Tolga isimli çılgın bir arkadaşla tanıştırıyor. Kendisi oturmuş Amiga için "Floppy Emulator" donanımı geliştirmiş. Pek çok donımı geliştirme ve yapma yeteneği olan bu arkadaşa "hocam hemen almak istiyoruz bu floppy emü'den" diyoruz.


Türk malı icatlar süper donanımlar...

Oyun yapımı ile ilgili bir seminer başlıyor. Kabus 22 adlı oyunu yapan ekipten bir arkadaş ( adını unuttum ) harika bir seminer veriyor. Oyun yapma heveslisi gençler için bence bulunmaz bir fırsattı. Ne kadar meşakkatli bir iş olduğunu, 4 yıl bir proje üzerinde uğraştıklarını vs... büyük keyifle dinledim. Seminerler sırasında biran Astron/Bronx'u gördüm. Yanında Sam/Bronx da vardı... Seminer bitiminde gitmişlerdi. Doğru dürüst bi sohbet edemedik!

OKAN ( Ocean ) ve GIRİNBERT ( Green Beret ) kelimelerini icat eden sevgili kardeşim BlackTürk yada nam-ı diğer "Einhander" i görüyorum. Yine bizi süper güldürüyor eğleniyoruz hep beraber... CGTR tayfası sayesinde yine süper kool makineleri yakından görme şansımız oluyor.

televidyon.com sitesinden ( myk medya ) "Kafa Kafaya" programı partiye geliyor. Sağolsunlar demoscene'i seven ve destekleyen bir ekip! Hemen çekimlere ve ropörtajlara başlıyorlar. ( Burak Bayburtlu ve Mehmet Duran ). Beklenen adam Turbo/Bronx geliyor!


Turbo ve Gnostic / Bronx

Birazdan 2KA'nın sunumu var. Yemek arası veriyoruz. Kalabalık bir ekip olarak ( Turbo, Vigo, Gnostic, MFK / Bronx + Cfq , Cyrus , Meriç ve Özkan ) yemeğe gidiyoruz. 2KA, "PMX" adında kendi geliştirdiği "Motion Graphics Tool" unu tanıtacak... Yemek yediğimiz yerde diğer scener arkadaşları da görüyoruz. Kebabçı "Party Place" gibi!


Aspasya ve Mrr/Bronx...

Yemek dönüşü seminerin başlamak üzere olduğunu görüyoruz. Askerde olduğu için uzun zamandır görüşemediğimiz Mrr/Bronx ve Aspasya/Bronx'u görüyorum... Bir bakıyoruz Raven grubu gelmiş partiye. Arkadaşları görünce soruyorum hemen "Demo compo için entry varmı?" yok diyorlar... En azından, Nightshift07'deki gibi parti bittikten sonra değil de tam zamanında geliyorlar! (:


2KA sunuma hazır!

Bir süpriz oluyor, seminerle beraber Boorch adlı arkadaş gameboy'larıyla 8bit müzik gösterisi yapıyor 2KA'nın sunumu üzerine... Bu saatlerde pek çok insan geliyor gidiyor partiye. Ben tam seminer sırasında dinleyicileri tek tek saydığımda 82 kişi tespit ettim. Yani saat 21:30 ve partide seminer izleyen 82 kişi bence Türk Demoscene Party tarihinde bir rekor!


Boorch ve 2KA

Muhabbet sohbet devam ediyor. Alcofribas'ın donanımlara bakıyoruz, Amstrad'da demo / oyun izliyoruz. Ankara'dan gelen aslen Bursa'lı olan Ragnor'u görüyorum, soruyorum "Nerede Resident tayfası ?" Cevap alamıyorum çünki O da bilmiyor nerede Anesthetic, Flexi filan? Parti mekanında sürekli bir aktivite oluyor. Bende elimden geldiğince yarşmalara iştirak etmeye çalışıyorum. Özellikle "Sessiz Demo Yarışması" süper eğlenceli geçiyor! Çok fena eziyoruz karşu takımı. Takımlar;
  • Vigo , Ref , Ragnor ve Oxyz bizim takım,
  • Spiritus, Gnostic, Joker ve ???
Kendi aramızda süper teknikler geliştiriyoruz. Eğer son demoda, yarışan Spritus olmasaydı kesin berabere kalırdık dedik. Şanslıydık, bize hep bildiğimiz demolar çıktı. Bence en kazık demo "Iconoclast/ASD" idi ve bu karşı takıma çıktı!

Skype üzerinden sevgili Nightlord/Glance ile bağlantı kuruyoruz. O da canlı olarak internet üzerinden, taaaa Amerika'lardan katılıyor partiye... Bizim bölümde yeni başlayan sevgili Fırat geliyor bir sınıf arkadaşıyla...

Saatler ilerliyor, bir bakıyorum BRONX naamı'na ben, Turbo, Gnostic ve MFK kalmışız. Astron, Sam, Mrr, Aspasya, Eugene erkenden kaçmış yani... Saat gece 02:00'de MFK'da kaçıyor. 3 kişi kaldık partide... Gecenin bi saatinde bakıyorum beklenen adam Bakkada/Demodojo gelmiş... "Abi afterhours/happyhours oldu..." diyor... (:


Acıların çocuğu Bakkada/Demodojo

Scene paparazimiz yada gazetecimiz sevgili Deniz Can Çelik, hazır beni ve Turbo'yu birarada bulmuşken "BRONX" ropörtajını yapıyor. Saat sabahın 02:30'u. Biz de her zaman olduğu gibi "nerede o eski scene" muhabbetinden başlıyoruz, 3-4 saat konuşuyoruz da konuşuyoruz. Bir bakıyorum saat 06:00 olmuş.

Biraz uyusam fena olmicak. İçeri giriyorum bir bakıyorum Lw3d, Alcofribas, diğer arkadaşlar hep ayakta. Kimse uyumamış. Biraz muhabbet ediyoruz ama benim pil bitmiş. Hem bana hem de Fırat'a sandviç ikram ediyorlar. Sağolsun Alco'nun eşi süper sandviçler hazırlamış parti için. Mideye indiriyoruz zevkle! Üst katta lobi de süper koltuklar görmüştüm hemen oraya gidiyorum.

Uykuya geçtiğim an hayal meyal Turbo/Bronx'u görüyorum, bana bişiler diyor. Hatırlamıyorum ve uyuyorum.

Saat 10:00'da uyanıyorum. Sanki 100 kişi beni odunla dövmüş gibi hissediyorum. Ne elim tutuyor ne ayağım. Norvax'ı görüyorum, simit almaya gidiyormuş, sağolsun bize de alıyor simit + ayran... 2KA ile kahvaltı edip geyik yapıyoruz. Parti mekanında kalan herkes süper dağılmış gibi... Axel'ı görüyorum, gece gitmek için uğraşmış ama otopark kapalı olduğu için gidememiş. O da sandalye üzerinde uyumuş bir şekilde... Gnostic gitmiş, Turbo gitmiş... Tek ben kalmışım BRONX'dan...


Norvax/Glance... ( New oldskooler! )

Bager'i görüyorum yine. Gece eve gitmiş, restart olmuş gelmiş sabah. Bager'i takiben 5-10 tane öğrenci geliyor partiye. Bager açıklamalar yapıyor öğrencilere... Bir bakıyorum karşımda efsane müzisyenler Yarrix ve Murti. Kim bunlar? 90'lı yılların hit türkçe pop parçalarını Amiga'da yazan ve tematik sözleriyle ün yapan ikili. Özellikle "Koduğumun Modemi" ve "User Beni Görmeli" adlı eserleri BBS dünyasında fırtına gibi esmişti! En son 15 sene önce görüşmüştük muhtemelen... Adamlar gram değişmemiş...


Efsane vokalist "Yarrix"


Efsane aranjör "Murti"

BBS dünyasını pek bilmeyen sevgili organizatörler, bu arkadaşlarımızın kaydını yaparken soruyorlar "Nick'iniz varmı nedir?" diye... "YARRIX" denince bir acaip oluyorlar, dalga geçildiğini düşünüyorlar. Tabii bilmiyolarki bu nick'ler gerçek!!! Keza sevgili Murti ve Yarrix, daha internet yokken, Destination BBS adlı board'u işletiyorlardı...

Bir bakıyorum, taaa Zonguldak'tan kalkıp gelen arkadaşlar olmuş... Birde yanlarında AmigaOne getirmişler. Kim bunlar derken tanışıp sohbet ediyoruz. Alp Yener ve arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum uzun bir yoldan geldikleri için...


AmigaOne ile Zonguldak'tan gelen ekip...

Bir bakıyorum karşımda Wisdom/Crescent. Cumartesi günü çalışıyor olduğu için gelemişti partiye. Kendisi dışında tüm Crescent elemanları gelmişti... Az biraz muhabbet ediyoruz.


Sırtı dönük olan : Impetigo/Crescent, karşısında Wisdom/Crescent ve ayaktaki Endo/Glance

Şunu anlıyorum ki artık öyle eskisi gibi sabahlamaları bünyem kaldıramıyor. Çok ciddi yorgunluk çekiyorum, saatime bakıyorum, yarışmalara kalmam zor gibi... Toparlanan insanlar görüyorum, soruyorum "karşıya giden varmı?" Alcofribas'tan cevap geliyor, hemde tam evime kadar gidiyormuş meğerse...


Sevgili Alcofribas hem sandviçleriyle, hem yanında getirdiği donanımlarıyla hemde yaptığı kıyaklarla gönüllerimizi feth etti!..


Sıkı donanım toplayan, Minimig'i ile hepimizi uyuz eden, kaç para önerdiysek kabul ettiremediğimiz sevgili Özkano.

İşte böyle... Geçen hafta bugün, 7D8 Demoscene Party'deydim! Şuan içinse evde hummalı bir şekilde bu parti raporunu bitirmeye çalışıyorum. Konu ile ilgili çektiğim videolar ve fotolar için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz...

26 Aralık 2008 Cuma

iTunes, FriendFeed, Twitter, Twitterrific ve Shell

Süper bir başlık oldu değilmi? Bir süredir büyük bir keyifle iTunes'daki radyoları dinliyorum. Benim gibi 80'ler aşığı iseniz harika kanallar mevcut. Biran aklıma :
Keşke dinlediğim şarkıların adını Twitter'a post edebilsem?
diye bir fikir geldi. Hemen google'da aradım, acaba bir şekilde iTunes'da çalan şarkının adını alabilirmiyim diye... Daha önceki tecrübelerimden, Apple Script ile çalışan uygulamalara bir şeyler gönderme, bir şey sorma olayı olduğunu biliyordum. Hatta Textmate ve Firefox için minik bir uygulama bile yapmıştım.

Biraz aradıktan sonra twitter için kullandığım Twitterrific'in de Apple Script desteklediğini gördüm. Biraz uğraşmadan sonra Terminal'den, Twitterrific'e mesaj göndermeyi başardım :
$ osascript -e 'tell app "Twitterrific" to post update "karnım acıktı"'
Hemen aklıma şu soru geldi :
Peki başka neler diyebilirim bu app'e ?
Mini bir uyarı, az sonra twitter'a sürekli bişiler post edicez. Tavsiyem hemen bir deneme account'u açmanız. Ben ne yazıkki bunu yapmadan yaptım çalışmalarımı, pek çok beni takip eden arkadaşımdan küfür yedim. Sürekli twitt eden biri gibi saçma sapan test mesajları atmak karşı tarafı biraz sinir ediyormuş onu öğrendim. Haklılarda (:

Hemen Apple Scipt Editor'ü açtım. Window menüsünde Library diye bir seçenek var. Library'de Mac OS'un Apple Script ile kontrol edilebilecek uygulamalarının listesi var. Hemen iTunes'a tıkladım ve iTunes'a hangi parametreleri geçebileceğimi gördüm. Peki dedim, Twitterrific'de neler var? Library penceresindeki + işaretine basıp, Applications içinden Twitterrific'i seçtim.





Gördüm ki pek çok özellik var Twitterrific için. Aynı şekilde iTunes'a baktım, süper! Tamam dedim bu iş olur. İlk testim şu şekilde oldu, çalan müziğin adı vesaire alıp Twitterrific'e yollamak :
$ osascript -e 'tell application "iTunes" to name of current track as string';
Dediğim anda bana çalan parçanın adı döndü. Bir şekilde bu gelen text'i shell değişkenine atayıp, daha sonra bunu Twitterrific'e göndermem bana yetecekti!
$ osascript -e 'tell app "Twitterrific" to post update "deneme"';
Bu işlem, Twitterrific uygulamasının mesaj gönderme alanına bir text yollamamı ve enter'a basmamı sağladı. Yani aslında post update metodu buna benzer bişi yapmıştı. Twiterrific uygulaması AppleScript'i destekliyordu ve bana imkan sağlamıştı. Şimdi iTunes'da çalan şarkı adını alıp post edelim :
$ songname=`osascript -e 'tell application "iTunes" to name of current track as string';`
$ osascript -e "tell app \"Twitterrific\" to post update \"$songname\"";
Şimdi bu işlemi yaparken, Twitterrific'e iyi bakın, yaptığı şey, sizin mesaj yazma alanını doldurmak. Neticede biz, Twiterrific'i kullanarak mini bir otomasyon yaptık. Peki, işin biraz daha bokunu çıkarıp, bu çalan şarkı hangi albüm'e ait ona bakalım;
$ album=`osascript -e 'tell application "iTunes" to album of current track as string'`;
$ echo $album
Çalan parçanın ait olduğu albüm'ün adı geldi... Şimdi hem album adını hem de çalan parçanın adını post edelim;
$ songname=`osascript -e 'tell application "iTunes" to name of current track as string';`
$ album=`osascript -e 'tell application "iTunes" to album of current track as string'`;
$ osascript -e "tell app \"Twitterrific\" to post update \"$album - $songname\"";
Şimdi bu 3 satırı çok basit bir şekilde, tek harekette çalıştıralım. Bunun için bir executable bir bash dosyası hazırlayacağız;
$ cd ~/Desktop
$ touch sendToTwiterrefic.sh
$ nano -w sendToTwiterrefic.sh
Açılan text editörüne yukarıdaki üç satırı paste edin. ( apple + c ile kopya, apple+v ile yapıştır ) nano ekranında aşağıdaki görüntü olacak; kaydedip çıkmak için kntrl+x yapıp y tuşuna basın



daha sonra bu script'i run edebilmek için "execute" yetkisi vereceğiz;
$ chmod a+x sendToTwiterrefic.sh
$ ./sendToTwiterrefic.sh
Tamam şimdilik ilk aşamayı geçtik. Peki biz bu minik script ile sürekli Twiterrific'e mahküm olmak zorundayız. Acaba aynı şekilde, direk twitter sunucusuna bunu post etsek? yani Twiterrific olmasada çalışsa? Hemen Twitter'ın api dökümantasyonuna bakıyoruz, görüyoruz ki "curl" komutu ile istediğimiz gibi "post" yapabiliriz; Nasılmı? Terminal ekranında;
$ curl -u "twitter_kullanıcı_adınız:twitter_kullanıcı_şifreniz" -d status="deneme" http://twitter.com/statuses/update.json
Bişiler oldu dimi? ( twitter_kullanıcı_adınız yerine kendi kullanıcı adınızı, twitter_kullanıcı_şifreniz yerine de kendi twitter şifrenizi yazın. ) Terminal üzerinden Twitter'a post yaptınız! curl komutuna -u ile kullanıcı bilgilerinizi, -d ile post edeceğiniz elementleri geçtiniz. Sadece tek bir element geçtik. status. E hemen dinlediğimiz albüm ve şarkı adını bu metodla post edelim? Hemen demin hazırladığımız script'i nano'da açıp, son satırın yerine aşağıdaki satırı koyalım, save edip çıkalım
$ url -u "twitter_kullanıcı_adınız:twitter_kullanıcı_şifreniz" -d status="$album - $songname" http://twitter.com/statuses/update.json
Artık Twiterrific'e ihtiyacınız olmadan Terminal ekranından, Twitter'a mesaj geçebiliyorsunuz! Madem öyle, haydi şimdi de bunu Friendfeed'e adapte edelim? Yine denemek için kendinize bir hesap açın. Daha sonra friendfeed api key'inizi öğrenmek için link'e tıklayın. Aşağda kırmızı okun işaret ettiği yerde yazan şey api key yada remote key. Bunu curl için kullancağız.



Şimdi aynı şekilde deminki script'i açarak, test yapalım. Son satırı, yani Twitter ile ilgili olan satırı comment out edelim ve aşağıdaki satırı ekleyelim. Tabi kullanıcı_adı yerine kendi kullanıcı adınızı ve şifre yerine de kendi remote key'inizi yazmayı unutmayın;
curl -u "kullanıcı_adı:şifre" -d "title=$album - $songname" http://friendfeed.com/api/share
nano ekranında gördünen aşağıdaki gibi olmalı. Kaydedip çıkın;



Böylece FriendFeed'e de dinlediğiniz Albüm ve Şarkı adını yolladınız; Biraz daha güzel bir görüntü sağlamak için bir iki text ekleyebiliriz yani;


gibi yapmak için sadece title kısmını aşağıdaki gibi değiştirebilirsiniz;
"title=♫ Dinliyorum : $album - $songname"
Umarım anlatmayı becerebilmişimdir. Eğer radyo dinlerken aynı şeyleri yapmak isterseniz, albüm adı yerine stream title'ı almanız gerekecek. İşte size birkaç ipucu;
#itunes variables
track=`osascript -e 'tell application "iTunes" to name of current track as string'`;
playlist=`osascript -e 'tell application "iTunes" to name of current playlist as string'`;
stream_title=`osascript -e 'tell application "iTunes" to current stream title as string'`;
album=`osascript -e 'tell application "iTunes" to album of current track as string'`;
artist=`osascript -e 'tell application "iTunes" to artist of current track as string'`;
Bu değişkenleri echo ile test edebilirsiniz. iTunes çalışırken Terminal'de echo ile değişken adını yazarak deneyin;
$ echo $track
$ echo $playlist
$ echo $stream_title
$ echo $album
$ echo $artist
gibi... Yaptıklarımızın tümünü AppleScript ile yapıp, tek başına çalışan bir Application hissi de verebiliriz. Yapmamız gereken Applications/Apple Script'den Script Editor'ü açmak daha sonra;
try
set friendfeed_user to "kullanıcı_adınız" as string
set friendfeed_password to "remote_keyiniz" as string
try
tell application "iTunes"
set myAlbumName to album of current track as string
set mySongName to name of current track as string
set myPost to "Dinliyorum : ♪ " & myAlbumName & " - " & mySongName & " via my app!"
do shell script "curl -u \"" & friendfeed_user & ":" & friendfeed_password & "\" -d \"title=" & myPost & "\" http://friendfeed.com/api/share"
end tell
on error err
display dialog err
end try
on error err
display dialog err
end try
Hemen run edin ve görün! Bunu sanki bir MacOS Application gibi tek hareketle run etmek için; önce normal bir save edin, sonra tekrar save as diyip aşağıdaki gibi seçenekleri ayarlayın.



Eğer işlemin yapılıp yapılmadığı ile ilgili bir debug bir işaret isterseniz, "do shell script" satırının altına;
say "Posted to Friend Feed!"
Satırını ekleyin bakalım ne olacak?



Of en sonunda sanırım bitti. Eğer konu ile ilgili merak ettikleriniz varsa, yorum bırakarak yada bana mesaj atarak bilgi isteyebilirsiniz. Eğer yaptığım bir hata yada sizin eklemek istediğiniz birşey olursa da bana bildirin!

12 Aralık 2008 Cuma

Pilav View Controller ( PVC ) Framework!

Evet, tatil uzun olunca insan can sıkıntısından değişik şeylere yönelebiliyor. Bugün bana tatil fakat eşim bankacı olduğu için O'na tatil değildi. Sabahtan akşama kadar bilgisayarın başındaydım. CSS3'ün, dökümante edilmemiş komutlarının ne işe yaradığını bulmakla kastım bütün gün. Neden? iPhone için hazırladığım webApp framework'ünü test ediyordum.

-webkit diye başlayan direktifler, sadece iPhone'nun anlayacağı event'ler vesaire...

Birara bayılma raddesine geldim... Her akşam ShowTV'de "Yemekteyiz" programını izliyoruz. Aslında bu programla ilgili süper uzun bir yazı yazmak istiyorum. Türk insanı, para için, bu kadar mı basitleşebilir? bu kadar mı örf-adet-etik ne varsa yakıp yıkar? Neyse, bu programdan aldığım gazla, hemen "Domatesli Pilav" pişirmeyi denedim.

Bekarlığımda çok yaptığım bir yemekti pilav. Süper alışmış, göz kararı ayarlarla kendi meşrebinde süper pilav yapan biriydim. Son 5 yıldır hiç pilav yapmamıştım. Bu işleri sağolsun sevgili eşim halleder, bende yer bitiririm (:

Dedim bari open-source, uzun vadeli, social bir pilav framework'ü yapiim. Herkese faydası olsun. GPL lisansı aliim. code.google.com'da host ediim... Hemen gerekli tool'lar ve I.D.E'leri yazalım :
  1. Pirinç
  2. Azıcık tel şehriye
  3. Eskimiş, 2.El domates ( çıkma )
  4. Az biraz zeytin yağı
  5. Çooook az ama çok az Knor Tavuk Tozu ( fake bulyon )
  6. Plastik bi kab ( prinçleri yıkamak için )
  7. Ölçü için su bardağı
  8. Teflon tenceremsi bişi ( kapaklı )
  9. Ketıl
  10. Rende
  11. Tahta kaşık

Önce elinizdeki bardak ne boyutta ise, 2 bardak prinç alın...


Bu kaba koyun!




Bu ilk bardağın koyulmuş haali..


Full ( 2 bardak overloaded )


İçine kafanıza göre normal içme suyu koyun, o azıcık tel şehriyenizi de atın... 3-5 dakka bekleyin. Bu yıkama işlemi...

$myPilav = new Pilav();
$myPilav->Init();


Bu o teflon tenceremsi...


Demin yıkadığınız pirinçleri süzün, sonra tenceremsinin içine atın.

$myPilav->AddItem( "pirinç" );
$myPilav->AddItem( "şehriye" );


Çok az zeytinyağı dökün...

$myPilav->AddItem( array( 'name' => "yağ" , 'type' => "sıvı" ) );




Aşağıdaki gibi, işi bitmiş, salçaya bağlamış domatesleri, rende ile render edin.

$x = $myPilav->Slice( "domates" , "hard" );
$myPilav->AddItem( &$x );




Aynen böyle kendi imalatınız domates sosu kıvamına getirin...


Ketıl'da su ısıtın, benim ratio = 1/1.5 yani, 2 bardak prirince 2.5 bardak ( aynı bardakla ) sıcak su!

$myPilav->AddItem( array( 'name' => "su" , 'heat' => "sıcak" ) );


İşte bu sıcak suyu yemiş hali.


Sonra domates suyunuzu da koyun içine!


Kormayın çorba gibi görünebilir! Hemen varsa az knor bulyon gibi bişi ekleyin lezzet versin hesabı (:


Kapağını kapatın ve kısık ateşte tam 25 dakika pişirin!




Bu 10 dakika sonra çekildi!


Final!!! Ahanda size pilav!







Tabii fotoğraflarda pilava çok benziyor... Acaba tadı nasıl? Dikkat ettiyseniz hiç baharat koymadık!!! Tuz, Biber vs... Katı yağ / tereyağı filan da koymadık. Neticede lapadan hallice, yoğurtla filan aynen domatesli pilava benzeyen bişi oldu.

İşin güzel tarafı süper diyet... bol bol yiyebilirsiniz! haha ahahahaah

bu framework sux oldu ya... en iyisi bunu python'la yaziim (:

İzleyiciler

Blog Listem

Yazılacak Yazılar

  • Snow Leopard için service yazıyoruz!
  • MacPorts nedir?
  • Virtualbox , Ubuntu ve Host'da duran web folder'ı
  • Django'ya giriş?
  • Dashcode ile MobileSafari uygulaması
  • Quicklook için Plug-in yazalım?
View blog authority